Bir âyet-i kerimede Allah Resûlü'nün, âyetin nazil olduğu dönem itibarıyla sahabeye, umumî mânâda da bütün ümmet-i Muhammed'e karşı çok haris olduğu belirtilir. Haris, bir şeyi hırsla isteyen demektir. Hırs ise, herkesin bildiği gibi bir hasaret sebebidir. Dolayısıyla bu küllî kaideyi vaz' eden ve yaşayarak bize gösteren Nebiler Serveri'nin haris yani hırslı olması, insanı, başlangıcı ve sonucu itibarıyla hasarete götüren şeylerden olmasa gerek. Evet, onun haris oluşu, dünyaya ait şeylerde değil, bütünüyle iman ve imana taalluk eden hususlardaydı. Bu zaviyeden meseleye bakılacak olursa; Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) başkalarının imanlarını kurtarma mevzuunda çok haristi. İmana uyananların, imanda terakki etmeleri hususunda da çok haristi. Keza onların iman yolundan inhiraf etmemeleri mevzuunda da çok haristi.. ve bilhassa umumî plânda, topyekün insanlığın imandan nasiplerini almaları konusunda olabildiğine haristi. Haris adına arzettiğimiz bu tevcihlerin her birisini Kur'ân'ın âyetleri ile temellendirebiliriz.
Bu Sayfayı Sitenizde İktibas Edin