Fethullah Gülen Hocaefendi'nin sohbetlerinden derlenerek yayınlanan Fasıldan Fasıla serisinin 1. kitabında yer alan başlık sayısı toplam 293.
Fethullah Gülen Hocaefendi'nin sohbetlerinden derlenerek yayınlanan Fasıldan Fasıla serisinin 2. kitabında yer alan başlık sayısı toplam 381.
Fethullah Gülen Hocaefendi'nin sohbetlerinden derlenerek yayınlanan Fasıldan Fasıla serisinin 3. kitabında yer alan başlık sayısı toplam 165.
Fethullah Gülen Hocaefendi'nin sohbetlerinden derlenerek yayınlanan Fasıldan Fasıla serisinin 4. kitabında yer alan başlık sayısı toplam 123.
Fethullah Gülen Hocaefendi'nin sohbetlerinden derlenerek yayınlanan Fasıldan Fasıla serisinin 5. kitabında yer alan başlık sayısı toplam 169.

Bazı kimseler, gerçek kimlikleri itibarıyla birer çukur insan' konumunda olduklarından, vesayetlerinde büyüdükleri ve şuuraltlarında hep onlara takıldıkları lider konumundaki insanları, birer karizmatik şahsiyet zannedebilirler. Bu bana hep, Abraham Lincoln'un hürriyete kavuşturmasının ardından, yeniden efendilerinin yanına dönen köleleri hatırlatır.

Mescid-i Aksa, İnsanlığın İftihar Tablosu'nun İsra hâdisesinde, Mescid-i Haram'dan sonra uğradığı ikinci duraktır. O, Medine'de 16-17 ay Mescid-i Aksa'ya doğru namaz kılmış ve daha sonra Bedir Gazasından iki ay önce Receb-i şerifde Yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir.' (Bakara, 2/144) emriyle yönünü Kâbe'ye çevirmiştir.

Allah indinde hak din İslâm'dır.' (Âl-i İmran, 3/19) Bu mesele malum ve müsellem bir hakikat iken, Marks'tan tevarüs edilmiş bir nazariyenin İslâm diye takdim edilmesi, İslâm adına büyük bir gaflet ve cehalettir.
Neden Önce Sasani İmparatorluğu?
Günümüzde bazıları İslâm'ın fütuhat dönemlerinde öncelikle Sasani İmparatorluğu üzerine değil de, Bizans'a gidilmesi gerekirdi diye konuşuyorlar.
Okuyun
Şeyh Şamil'e Niçin Yardım Edilemedi?
Şeyh Şamil, tam kırk sene ve hep ümit dolu gözlerle Osmanlı'ya baktı durdu; ama beklediği yardım ona hiçbir zaman ulaşmadı ve ulaşamayacaktı da.
Okuyun
Kuruluşunda Osmanlı
O, kendisini içinde bulduğu veya bulunduğu kargaşa ortamına kaptırmamış, başkasının hesabına kürek çekmemiş ve bütün himmetiyle batıya yönelmişti.
Okuyun
Şeyh Bedreddin
Şeyh Bedreddin, vahdet-i vücutçu daha doğrusu monist olduğunu bu eserinde açıkça ortaya koyar. O, 'Varlıkta yalnız birlik vardır.
Okuyun
İbrahim Müteferrika ve Matbaa
Zannediyorum, İbrahim Müteferrika'nın yaptığı iş, ilk Arapça lügatı basarak bu yasağı aşmak olmuştur. İlk matbaanın onun tarafından kurulduğu iddiası her zaman münakaşa edilebilir.
Okuyun
Yakın geçmişimiz itibarıyla biz, işte böyle bir diyalog vetiresi (süreç) içinde hep günlerin bahara kaydığını görür gibi oluyor; yeşeren ümitlerimizle kendimizden geçiyor ve bu ince, nazlı, yumuşak havanın, toplumun hemen bütün kesimlerince benimsenip yaşanabileceği hülyalarıyla oturup kalkıyor; her hamleyi az ilerideki sevgi günlerinin şafak emareleri gibi değerlendiriyor ve âdeta bir "şeb–i arûs"a hazırlanıyormuşçasına seviniyor, heyecanlanıyor, ümitlerimizin ufkuna doğru kanat çırpıyor ve gönüllerimizin zarını yırtacak seviyedeki bir neş’e ve cûşişle yitirdiğimiz saatlerin, günlerin bize iade edildiğini/edileceğini duyar gibi oluyorduk.
Keşke böyle bir vetireyi ümit, hayal ve beklentilerimizdeki enginlik ve zenginliğiyle devam ettirebilseydik.! Aslında ettirilmemesi için zahiren hiçbir sebep de yoktu. Yoktu ama, doğrusu biz bu konuda ümit ve hayallerimizin çok çok gerisinde kalmıştık; kalmış ve her şeyi iyimserlik, hoşgörü ve hüsnüzanna bağlı değerlendirerek pusuda fırsat kollayan kini, nefreti, gayzı, öfkeyi, bağnazlığı, yobazlığı bütün bütün düşünemez olmuştuk; mâzur da sayılabilirdik; zira bizler medenî bir dünyada, aydınlar arasında tarihten kalma bu mel’ûn düşüncelerin bütünüyle ölüp gömüldüğünü; iyiliklerin, güzelliklerin, faziletlerin ve evrensel değerlerin peşi peşine "ba’sü ba’de'l–mevt"lerinin yaşandığı bir dönemde bunların bir daha da hortlatılamayacaklarını sanıyorduk.. keşke yanılmamış olsaydık!. Ne var ki biz, insanlara saygıya ve hüsnüzanna takılarak yanılmıştık...
Bir daha dirilmez sandığımız bütün kötü duygular, kötü tutkular yeniden hortlamış ve birer gulyabâni gibi her köşe başını tutmuştu; işte bu duygu ve tutku sergerdanları, bir Karmatî hezeyanıyla her şeye saldırıyor, bir Hâricî mantığıyla her şeyi ve herkesi kesip–biçiyor; bir anarşist tavrıyla her şeye tecavüz ediyor; kinin, nefretin, gayzın, öfkenin güdümünde vahşetten vahşete koşuyor; sevgiye, hoşgörüye uzanan köprüleri yıkıyor, yolları harap edip yürünmez hâle getiriyor, seven ruhları sindiriyor, sevgiyle çarpan sînelere şiddet, hiddet aşılıyor; çevresine şefkatle bakan çehrelerdeki tebessümleri karartıyor ve değişik çevre ve kesimlerin birbirleriyle olan iltisak noktalarını kırıyor, yıkıyor; onlar arasındaki birlik ruhunu kesiyor, biçiyor, parçalıyor ve ulaşabildiği bütün gönüllere düşmanlık tohumları saçıyorlardı..
Bu Sayfayı Sitenizde İktibas Edin




Nasıl bulacaklar?
Avrupa, bugün ekonomik durumu itibarıyla içten ve dıştan refah seviyede olması, kendisini tehdit eden çok ciddî hususların bulunmaması vs. parlak yanlarıyla...
Konumu kabûl
İnsanların duygu ve düşüncelerini hesaba katmadan, en azından 'insan olmaları' asgarî müştereğinden hareketle, kendi konumlarında kabul edilmeleri şarttır.
Nasıl anlaşılmalı?
Teveffâ fiili, 'vefat ettirme ve hıfz, inayet, kelaet ile eksiksiz ve kusursuz bir biçimde koruma' diye terceme edebileceğimiz iki ayrı mânâya gelir.
Kudret yurdu Cennet
Kudret yurdu olan ahirette, her nimet insana 'Allah' dedirttiği gibi, bu nimet de yine insanlara Allah'ı hatırlatacak ve 'Allah' dedirtecektir.